Tel: 0532 653 46 35
3mm kadar kırmızı kahverenginde yassı, oval bir parazittir. Kan emerek büyürler. Keneler köpek dışında hayvanlarla insanlara da yapışıp kan emerler. Dışarıda keneler çimenlerde, çalılıklarda ve hayvan barınma yerlerinde bulunurlar ve buradan geçen hayvanlara yapışırlar. Hayvanlar vasıtası ile evlerin içine kadar gelirler. Ev içinde bir dişi çatlağa, yarığa yumurta bırakırsa bir kene hafta içerisinde yüzlercesi oluşur.
Kene ilaçlama son derece önemli ve acildir.
Kenelerin evin içinde ve dışında kontrolü zahmetlidir. Mücadelenin tekrarlanması gerekebilir. Bunun için profesyonel bir böcek ilaçlama servisine ihtiyaç duyulur.
Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da, sonra 1956 yılında Kongo’da tanımlanmış ve aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır. Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler.
Çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. Virüs ile bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar ve bu sıvı ile virüs bulaşır. Kan emdikleri ve virüsü bulaştırdıkları tüm canlılar hasta olabilir fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder.
Kenelerin kan emişi genellikle uzun bir süreçtir. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında enfekte sıvıyı salgılayabilir veya boru kısmı cilt içinde kalabilir.
Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı, belirgin iştahsızlık ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir. İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda morluklar görülebilir. Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama ve kanlı idrar oluşabilir. Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri gelişebilir.
Doğrudan etkili bir ilaç yoktur. Destek tedavisi ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanır. Erken dönemde başlanan tedavi daha başarılı sonuç verir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilir. Aşı çalışmaları sürmektedir, ancak henüz koruyucu bir aşı mevcut değildir.
Dr. Murat FIRAT, Halk Sağlığı Uzmanı
Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, kene ısırması ve KKKA hastalığı ile ilgili açıklamalar yaptı. Kenelerin otlak, çalılık, ormanlık ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval, 6-8 bacaklı, uçamayan böcekler olduğunu belirtti. Mayıs-Ekim ayları arasında kenelerin insan ve hayvanlardan kan emerek hayatlarını sürdürmek zorunda oldukları için hastalıkların arttığını ifade etti.
Hastalığın ani ortaya çıkan belirtileri: ateş, baş ağrısı, halsizlik, cilt içinde kanama, bazen kusma, karın ağrısı, ishal, yüz ve göğüste kırmızı döküntüler, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda morluklar, burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan.
Korunma için: kenelerin yoğun olabileceği alanlarda uzun giysiler giymek, pantolon paçalarını çorap içine sokmak, vücudu kontrol etmek, açık renk elbise giymek, böcek kaçırıcı ilaçlar sürmek, yüksek otlardan ve çalılıklardan uzak durmak, yere otururken örtü kullanmak. Keneye karşı ilaçlama veya alanın kullanımını kısıtlamak, hayvan barınaklarını ilaçlamak ve çatlakları tamir etmek önemlidir.